Hacamat 70 Hastalığa Şifa

27 Nisan 2012
Kategori:
Haber
Hacamat
Yorumlar: 0

Deri altında birikmiş, biriktiği yerde kılcal damarların tıkanmasına neden olan toksit maddeleri, pis kanı, atıl kalmış sinirlerin vakumla dışarı atılması işlemi olan hacamat, İslam ülkelerinde yaygın olarak kullanılmakta. Bunun yanında birçok Avrupa ve Doğu ülkelerinde de alternatif tedavi yöntemi olarak kullanılan hacamatın onlarca hastalığa iyi geldiği biliniyor.

Hacamatla ilgili İbn-i Abbas’tan (r.a) rivayetle Peygamber Efendimiz (sav)şöyle demiştir: “Miraç gecesi, hangi melek topluluğuna rastladıysam onlar bana; Ey Muhammed kan aldırmaya (Hacamata) devam et ve ümmetine de bunu emret” diyorlardı.

Hacamatın faydaları, kimlere uygulanabileceğini, ne zaman ve ne sıklıkla yapılacağı gibi soruları alanında uzman olan Haccam İbrahim Yalur’a sorduk.

Hacamatın, faydalarının bilimsel olarak da ispat edildiğini söyleyen Yalur, “Hacamat, başta migrene çok iyi geliyor. Hacamat olan migren hastalarının hemen hemen yüzde 70’i sağlığına kavuşmuştur. Sara hastalarını sayabiliriz. hacamata başvuran sara hastalarının yüzde 40’ı iyileşmiş durumda. Yüzde 60 ise; iki günde bir sara nöbeti geçiriyorsa bu hacamatla ayda bir geçirir. Resulullah aleyhi selatu vesselam ‘Yetmiş hastalığa şifadır‘ diyor. Başka bir hadisi şerifte diyor ki; ‘Haccam (Hacamat yapan) ne iyi bir kuldur ki pis kanı alır, beli rahatlatır, gözü parlatır.’ Bel fıtığı nedeniyle hacamata başvuranların şu ana kadar yüzde 40’ı tamamen iyileşmiş; yüzde 60’ı ise belli oranda ağrıları gitmiştir. Resulullah aleyhi selatu vesselam diyor ki “Allah, yeryüzüne indirmiş olduğu bütün hastalıkların çaresini de göndermiştir.’ Sara, migren, iltihaplı eklem romatizması, bel ve boyun fıtığının çaresi yok deniliyor. İltihaplı eklem romatizması hastaları genelde yatalak olurlar, kemik erimesi yaşarlar. Eklem ağrıları inanılmaz derecede olur ve inanılmaz derecede eklem bölgelerinde şişkinlikler olur. Hacamata başvuranların yüzde 60-70’i mutlaka fayda görüyor. Hacamata başvurup da ben faydasını görmedim diyene hiç rastlamadım” dedi.

Kimler hacamat olamaz? 
Hacamatın genelde 2 ila 65 yaş arasındakilere yapılabildiğini ifade eden Yalur, “İran’da 3-4 aylık çocuklara bile yapıyorlar. İnternet üzerinde bunlarla ilgili yapılan araştırmalar da var. Hacamat olan çocuklar ile hacamat olmayan çocuklar arasında hafızadan ezber gücüne, hiperaktiflikten gelişime kadar yaklaşık 100 faydası var. Ama kemotaripi gören bir kişiye o süreç içerisinde yapılmaz. Tedavi bittikten bir ay sonra yapılabilir. Herhangi bir ameliyat geçirmiş kişinin ameliyat bölgesine yapılmaz. Etrafına yapılabilir. Ortalama 2-3 ay geçtikten sonra ameliyat bölgesini üzerine de yapılabilir. Çok heyecanlı aşırı bir şekilde korkan ve hamile bayana yapılmaz. Ama heyecan olmadığı takdirde hem hamile bayana hem de karnındaki çocuğa çok faydası var” ifadelerini kullandı.

Hacamatın tarihi 
Hacamatın çok eski tarihlere dayandığını belirten Yalur, “Asr-ı Saadette de bu tedavinin yapıldığını anımsatarak, “Peygamber Efendimiz döneminde ve önceki dönemlerde de hayvanların boynuzlarıyla yapılıyordu. Boynuzun içine ateş yakarak yapıyorlardı. Milattan sonra 500. Yıllardan İran’da cam kupalarla yapılmış ama bir boşluk bırakılmış üfleme gücüyle çekerek, daha sonra bal mumu ile deliği kapatılması şeklinde yapılıyordu” dedi.

Peygamber Efendimiz ne sıklıkla yapardı?
Peygamber Efendimizin ilkbahar ve sonbahar mevsimleri olmak üzere yılda iki kere mutlaka hacamat olduğunu aktaran Yalur, “Bunun yanında ayağı burkulduğu veya başı ağrıdığı zaman da hemen Haccam Ebu Taybe’yi (r.a) çağırıp hacamat yaptırmıştır. Hayber savaşında Yahudi bir kadın Resulullah’a (sav) zehirli bir et veriyor. Cebrail (as) hemen gelip. Resulullah’a zehirli et yemesinden dolayı başının arkasına hacamat yaptırmasını tavsiye ediyor. Resulullah hemen hacamat yapıyor ve iyi oluyor. Ancak hacamat yaptıramadan şehit olan bir Sahabe var. Hafızlar eskiden ayda bira kafadan hacamat yaptırırmış. Hafızaları daha kuvvetli olsun diye” şeklinde konuştu.

Hacamatın yapıldığı yerin temiz ve kullanılan malzemelerin hijyenik olması gerektiğini söyleyen Yalur, hacamattan sonra sülük kullanmanın da faydalı olduğunu kaydetti.

Ameliyat olacaksın dediler, hacamatla iyileştim 
Hacamat olduktan sonra sağlıklarına kavuşan bazı vatandaşlar ise hacamatı herkese tavsiye ettiklerini söylediler. Daha önce ayağındaki ağrı yüzünden yürüyemediğini söyleyen Celaleddin Kavak (Tüfekçi Celal), hacamat sayesinde ameliyat olmaktan kurtulduğunu ifade ederek, “Bir ara benim sağ bacağım ağrıdı. Daha sonra ağrısı daha da fazlalaştı. Ayağımı çekemiyordum. Namazlarımı bile sırt üstü kılıyordum. Doktora gittim bana bel fıtığı olduğumu söylediler. MR çektirdim. Doktor, bana ameliyat olmam gerektiğini söyledi. Ben de olmadım. Haccam İbrahim’e gittim. Çok kötü oldum. Yürüyemiyordum. Çocuğumun sırtında gidebildim hacamata. Hacamat yaptı. 15 dakika içerisinde arabaya bindim eve gittim. Şimdi çok iyiyim. Allah vesile olanlardan razı olsun. Herkese tavsiye ediyorum” dedi.

Yüksek kolesterol şikâyetiyle hacamata başvurduğunu ve hacamat sonunda düştüğünü söyleyen Zeki Onay, hacamatı bundan sonra devamlı yapacağını ve herkese de tavsiye ettiğini kaydetti. (Fırat Arslan-İLKHA)

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

" Hacamat ile sağlığınızı ertelemeyin "

BİZİ ARAYIN : 0 (535) 739 28 43